top of page

Mobilya Tasarımı

İnsanların çalışma, oturma, dinlenme, yemek yeme, eşyalarını depolama, sergileme gibi günlük yaşama yönelik sosyal ve kültürel temel gereksinimlerini güvenli ve konforlu bir şekilde karşılamak amacıyla genelde ağaç malzemeden oluşturulmuş işlevsel, estetik görünümlü kullanım eşyalarının tümü mobilya olarak tanımlanır.

Mimarlar birçok dönemde sadece yapı değil aynı zamanda yapı ile birlikte mekân içerisindeki mobilyaları da tasarlama girişiminde bulunmuşlardır.

Topluma yönelik estetik görüş 1919 yılında Walter Gropius tarafından Weimar'da kurulan Bauhaus Okulu tarafından hayata geçirilmiştir. Bauhaus plastik sanatları bir bütün olarak ele alıp sanatın topluma hizmet etmesi gerektiğini; sanatçı ve zanaatçı arasında fark olmadığını ileri sürmüştür. Usta çırak anlayışıyla yararlı üreticiler yetiştirmeyi amaçlamıştır. Sanat, toplum, endüstri ve el sanatları birlikteliğiyle, insanın tüm yaşantısını içine alan; konuttan en küçük kullanım eşyasına kadar uygulanabilirlik ve işlevsellik önemsenmiştir. Bauhaus ilkelerine göre makine, teknik, endüstri ve seri üretim çağdaş uygarlık için gereklidir. Tasarımcı toplum için ulaşılabilir sanat eseri sağlayabilmelidir.


Marcel Breuer 1925 yılında Wassily Kandinsky için tasarladığı S biçimli ‘Wassily Sandalye’sinde form olarak bisikletten esinlenir. Ahşap mobilya tasarımının dışına çıkılan; bükülmüş çelik borulardan iskeleti oluşturulan sandalye kumaş veya sentetik deriyle kaplıdır. Bauhaus mobilyalarından biri olan, Ludwig Mies van der Rohe'un 1927 tarihli yay gibi bükülmüş sert çelik iskeletli, ergonomik ve dengeli sandalyesinin oturulan ve yaslanılan kısmı elde ahşap sazlarla örülmüştür. Weissenhof’da Deneysel Konut Sergisi’nde sunulan ve “Az çoktur’ sloganının mobilyadaki bir örneği olan sandalyede estetik, rahatlık, açıklık ve şeffaflık ön plandadır. 1929’da Barcelona’daki Dünya Sergisi’nin Alman Pavyonu’nda yer alan ve Mimar Mies van der Rohe ait ‘Barcelona Sandalye’ Modernizmin simgelerinden biri haline gelmiştir. Pufu ile birlikte tasarlanan sandalye düğmeli siyah veya beyaz deridendir. Birleşme yeri olmayan metal aksam paslanmaz çeliktir.

Le Corbusier'in ‘dinlenme makinesi’ olarak nitelendirdiği Şezlong'udur. İlk kez ‘Paris Sonbahar Salonu’nda gösterilen Şezlong (1929) krom-çelik plakalarla desteklenen siyah inek derisiyle örtülü bir yüzeye sahiptir. Çelik kaide ayarlamayı kolaylaştırır. Konforlu bir heykel görünümündeki Şezlong bugün Cassina firması tarafından üretilir.

Mobilya alanında 1950'ler sınırlarını zorlayan mantarsı, eğrisel tasarımların olduğu yıllardır.

Mimar Euro Saarinen'in 1956 tarihli tek bacaklı Lale Sandalyeleri de tüm dünyaya yayılmıştır. Plastik malzemenin kalıba dökülmesiyle oluşturulmuş sandalyelerin oturma kısmında renkli kumaş minderler yer alır.


Harry Bertoia'nın organik biçimli sandalyeleri çelik krom ağdan bir yastıkla meydana getirilmiştir. Polyester, alüminyum, kontrplak kullanımları dikkati çeker. Yaslanılan ağ kısım yelpaze gibi açılmıştır. Oturulan bölümde kumaş minder kullanılır. Ayaklar ince çubuklar halindedir.

1970'lerde moderne karşı tepki olarak ortaya çıkan Post Modernizm mobilyada da uygulanır. Hans Hollein'in 1981 tarihli Marilyn Kanepesi'nde az bulunur ahşap ve eski koltuk kumaşının birlikteliği görülür. Simetrik olmayan kıvrımlı bir forma sahip organik bir dizayndır.









Kaynak:

-https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/272060

-http://www.turkishfurniture.org/Eklenti/18,mobilya8.pdf?0&_tag1=527D7A67CC7C593525A5F8CE3996D82A8EEEFD72&crefer=E4D2C2D9672C1BC903F594B65DDD1FEE4621E167A718635A96C839D99B60BF84

-https://nalanyilmaz.blogspot.com/2016/09/bauhaus-mobilya-tasarm.html

-https://nalanyilmaz.blogspot.com/2002/12/20-yzylda-mobilya-tasarm-2.html

 
 
 

Yorumlar


bottom of page